Gökyüzüne Ev Yapan Elif’in Hikayesi
Küçük Elif, deniz kıyısındaki kasabada yaşayan, kuşlara ve doğaya hayran bir kız çocuğudur. Bir gün rüzgârgülleri kurulacağı için ağaçlık bir alanın temizleneceğini öğrenir. Hayvanların yaşamını korumak isteyen Elif, çözüm arar ve yaratıcı bir fikirle doğayı da teknolojiyi de bir arada yaşatmanın yolunu bulur.
Deniz kıyısındaki renkli balıkçı kasabasında, 7 yaşında Elif adında bir kız çocuğu yaşarmış. Elif sabahları evlerinin önünden geçen martılara simit kırıntıları atar, okula giderken yol üstündeki ağaçlarda yaşayan serçelere şarkılar söylermiş. Doğaya, özellikle de kuşlara karşı büyük bir ilgisi varmış. Ağaçlara minik yemlikler yapar, balkonlarına gelen güvercinler için küçük su kapları bırakırmış.
Elif’in yaşadığı kasabada bir gün büyük bir değişiklik haberi yayılmış. Tepedeki rüzgarlı alana elektrik üretimi için büyük rüzgârgülleri dikileceğini duymuş. İlk başta Elif bu fikre sevinmiş. “Temiz enerji!” demiş babası, “Bu doğa için çok iyi bir şey.” Ancak birkaç gün sonra annesiyle birlikte yürüyüşe çıktığında tepenin etrafındaki onlarca ağacın işaretlendiğini görmüş. İş makineleri ağaçları kesmek için hazırlık yapıyormuş. Elif’in kalbi acımış. O ağaçlarda yaşayan kuşların yuvaları, sincapların oyukları vardı. O anda karar vermiş: bir şey yapmalıydı. Ertesi sabah okuldan çıkar çıkmaz öğretmeni Ayla Hanım’a gitmiş. “Öğretmenim, tepede kuşların yaşadığı ağaçları kesecekler. Ama rüzgâr gülleri de doğa için iyiymiş. Ne yapmalıyız?” demiş. Ayla Hanım, Elif’in duyarlılığına çok sevinmiş. “Bu çok önemli bir konu Elif, belki bir çözüm bulabiliriz” demiş. Elif ve sınıf arkadaşlarıyla birlikte bir proje başlatmışlar. Kasabanın marangozuyla konuşmuşlar, yerel belediyeye mektup yazmışlar ve Elif’in fikriyle “Gökyüzü Bahçesi” adını verdikleri projeyi başlatmışlar. Proje şöyleymiş: Kesilmek zorunda olan ağaçlardan önce, kuş yuvaları sökülüp özenle saklanacak, marangozun yaptığı yüksek direkli platformlara yerleştirilecekmiş. Bu platformlar rüzgârgüllerin uzağına, yüksek ve güvenli yerlere dikilecekmiş. İçlerine yemlikler, su kapları konacak, her birine küçük tabelalarla kuş türlerinin isimleri yazılacakmış. Belediye başkanı projeyi duyunca çok etkilenmiş. Hem çocukların duyarlılığı hem de Elif’in fikir üretme gücü karşısında gurur duymuş. Projeyi desteklemeye karar vermiş.

İki hafta içinde tepede önce yuvalar güvenliğe alınmış, sonra sadece gerekli olan ağaçlar dikkatlice kesilmiş. Geri kalan alan korunmuş. Elif ve arkadaşları her hafta “Gökyüzü Bahçesi”ni ziyaret eder, kuşların yeni yuvalarına nasıl alıştığını izler olmuşlar. Rüzgârgülleri dönerken gökyüzünde martılar uçuşurmuş. Elif, doğayı korumanın sadece “dur demek” değil, “çözüm üretmek” olduğunu anlamış. Hem rüzgârgülleri kurulmuş hem de kuşların yuvaları kurtarılmış. Elif ve arkadaşları da hayatlarına mutlu bir şekilde devam etmişler. Bu hikayede burada bitmiş.
Daha fazla hikaye okumak isterseniz Çocuk Hikayeleri kategorimizi inceleyebilirsiniz.
Canva Görsel Promptu:
“Deniz kenarındaki kasabada rüzgârla dönen dev rüzgârgülleri, altında yüksek direklerde kuş yuvaları, çocukların sevinçle onları gözlemlediği bir ortam. Elif, elinde dürbünle martılara bakan küçük bir kız.”

